Dozunda Webeveynlik

Aşağıdaki yazı Parenting for a Digital Future sitesinden çevrilmiştir. 

Sharenting – Çocukların yaşamlarının her boyutunu bloglayan, tweetleyen ya da fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşan ailelerinin tüm bu eylemlerine İngilizce’de verilen isim. Dijital Topuklar izleyicilerinin de önerisiyle, Türkçeye “Webeveynlik” olarak uyarlanmıştır. 


Stacey Steinberg, Amerika’daki Florida Üniversitesi, hukuk fakültesinde öğretim üyesi ve Çocuk ve Aile Merkezi’nin yardımcı müdürlerinden biri. Aynı zamanda fotoğrafçı olan Steinberg, WashingPost gazetesinin On Parenting platformu için aile, kanunlar ve kültür üzerine yazılar kaleme alıyor.

Steinberg, aşağıdaki yazıda “Webeveynlik” akımı hakkındaki kişisel tecrübelerini ve tereddütlerini dile getiriyor.

Sosyal medyada aileler, ebeveynlik tecrübelerini paylaşırlarken, çocuklarının özel hayatlarını ihlal ettiklerinin, çizgiyi aştıklarının çoğu zaman farkında değiller. Yazarın aşağıdaki yazısı, bu konunun toplumda nasıl gerilimlere ve problemlere sebebiyet verdiğine dair çalışmalarından örnekler sunarken bir taraftan da sağlıklı bir toplumda bu tür paylaşımların yasal sınırlar içerisinde nasıl olması gerektiğine dair önerilerini kapsıyor.


Çocuklarının kişisel bilgilerinin ne kadarının gizli kalacağı, ne kadarının paylaşılabilecek öğeler olduğu konusunda karar verecek olan bekçiler ebeveynlerdir. Bu nedenledir ki ebeveynler, “webeveynlik” yaparak çocuklarının özel bilgilerini paylaştıklarında ortaya büyük bir çelişki çıkıyor.

Ben bir fotoğrafçı, akademisyen, çocuk istismar vakalarına bakan eski bir savcı ve bir anneyim. Kendi paylaşım hakkımla çocuğumun mahremiyet hakkı arasında denge kurmak arasında zorlanırken “webeveynlik” kavramını araştırmaya karar verdim. Bu araştırmalarım sonucunda ortaya “Webeveynlik: Sosyal medya çağında çocukların mahremiyeti” ile, Dr. Bahareh Keith ile birlikte hazırladığımız “İnternetteki ebeveyn paylaşımları: Sosyal medya çağında çocukların mahremiyeti ve çocuk doktorlarının bu konudaki rolü” başlıklı iki çalışma çıktı.

Tansiyon Yükselirken

Ebeveynlerin webeveynlik yapmaları sonucunda oluşan gerginliğin bazı sebepleri var: Öncelikle bu, oldukça yeni bir kavram. Sosyal medya çağına doğan çocuklar henüz ergenliğe yeni giriyorlar. İkinci olarak, sosyal medya ailelere ebeveynlik serüvenlerinde olumlu katkıda da bulunuyor: gerek zorlu tecrübelerden geçenlere nefes oluyor, gerekse aile hayatının eğlenceli tarafını paylaşmalarına fırsat veriyor. Bu paylaşımların, kendinizi bir topluluğa ait hissetmek, çocuk hakları konusunda araştırma ve savunuculuk yapmak, ve dünyanın dört bir yanındaki ailenizle ve arkadaşlarınızla bağ kurmak gibi birçok faydası da var.

Bir fotoğrafçı ve bir ebeveyn olarak sosyal medyayı tam da bu amaçla kullanırken çelişik konular arasında denge kurmanın kolay olmadığını fark ettim ve bir yandan çocukları korurken bir yandan ebeveynlerin özgürlüğüne hak ettiği değeri vermeye devam eden bir çerçeve belirlemeyi amaçladım. Böylelikle çocuklarımızın özel hayatlarının mahremiyetlerine saygı duyarken daha kaliteli bir biçimde etkileşimde kalabilmemizi hedefliyorum.

Dozunda Webeveynlik

“Dozunda” webeveynliğin ne olduğuna dair henüz bir fikir birliği yok. Bu konuda yaptığım araştırma, her ne kadar kanunlar belli bir sınır çizse de, hikâyelerini paylaşırken çocuklarının özelini nasıl koruyacakları konusundaki en doğru dengeyi ebeveynlerin bulacağını ortaya koyuyor. Ancak görünen o ki, en iyi niyetli aileler bile online paylaşımlar yapmak konusunda gerekli yönlendirmelerden yoksun. Birçoğu, webeveynliğin kendi içinde barındırdığı çelişkileri henüz kavrayabilmiş değil. Çocuklar, kendi dahiliyetlerinin olmadığı online dünyada ebeveynlerinin kendileri ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir paylaşım yapmalarına onay vermeyebilir. Ebeveynlerin etraflıca düşünmeden, anlık kararlarla yaptığı bu paylaşımlar, çocukların hayatlarına dair silinmeyen dijital ayak izleri bırakıyor. Bir yetişkin dijital dünyadaki varlığının parametrelerini kendi tercihlerine göre kurarken; çocuklar, dijital ayakizleri üzerinde bir kontrol yetkisine sahip değiller.

Unutulma Hakkı

Araştırma kapsamında hazırladığım makale, dijital ayakizlerini silmek isteyen çocuklar için birkaç yasal çözüm önerisinde bulunuyor. “Unutulma Hakkı”nı temel alan ve Avrupa Birliği’nin kabul ettiği online paylaşım kurallarını irdeleyen bu önerilerden biri, Unutulma Hakkı’nı çocukların perspektifinden değerlendirirken, bu argümanın kendi içinde birtakım zorluklar içerdiğini de ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği’nin “Unutulma Hakkı” kararına göre, internet ortamına bırakılan herhangi bir içerik zamanla değerini kaybedebiliyor. Bunun olması durumunda kişilerin, bu bilgilerin “unutulmasına” dair hakları sınırlanabiliyor. Her ne kadar ifade özgürlüğünün gelişmiş olduğu -Amerika gibi- ülkelerde bu kararın uygulanması kısıtlı olabilse de, çocukların internette ifşa edilmeleri konusunda mahkemeler bu yönde karar verebilir. İdeal olarak, küçükken ebeveynlerinin internet ortamında paylaştığı bilgilerin “unutulmasını” isteyen çocuklar, bu bilgilerin Google gibi arama motorlarında yapılan aramalarda çıkmamasını isteme hakkına sahip olmalılar. Veriler internet üzerinde kalabilir, ancak (yetişkinliklerinde) bu verilerle yan yana gelmek istemeyen çocukların bu bilgiye erişimin durdurulmasını (bağlantı linkinin çalışmaması gibi) talepleri yerine getirilmeli.

Toplum Sağlığına Uygun Bir Model

Photo by Porapak Apichodilok from Pexels

Her ne kadar yasal düzenlemeler, ebeveynlerinin paylaşımlarına itiraz eden çocukların haklarına bazı çözüm önerileri getirse de, gerçek değişim kuşkusuz ebeveynleri, webeveynliğin çelişkileri hakkında bilgilendirerek gerçekleşecek. Neticede ebeveynler çocuklarının dijital kimliklerini işgal ederken bunu kötü niyetle değil, bunun ileride ne gibi sorunlara yola açabileceğini düşünmeden yapıyorlar.

Tüm topluma uygun, sağlıklı bir model bir yandan ebeveynlere çocuklarını yetiştirme konusunda özerklik sağlarken, çocuğun aile içindeki mahremiyetine de saygı duyan bir çözüm olmalı.

Bu konuda ebeveynlere önerilerimiz şöyle:

  1. Paylaşımlarda bulunduğunuz sitelerin gizlilik politikalarını iyi öğrenin.
  2. Google Alert gibi, internet sitelerinde çocuğunuzun ismi göründüğünde size haber veren programlardan faydalanın; bunların bildirimlerini açık tutun.
  3. Paylaşımlarını çocuğunuzun kimliğini kullanmadan yapın.
  4. Eğer paylaşımlarınız geniş kitlelere ulaşıyorsa çocuğunuzun bulunduğu konumu ve kişisel bilgilerini paylaşmayın.
  5. Büyümekte olan çocuklarınızın itirazlarını dikkate alın.
  6. Çocuklarınızın tüm fotoğraflarda kıyafetli olmalarına dikkat edin.
  7. Çocuğunuzun ileride bu görüntülerle karşı karşıya gelmesi halinde ne hissedeceğini hep aklınızda tutun.

İnternet üzerinde yapılan paylaşımların birçok faydası var. Bu konuda bilinçli ebeveynler bir yandan çocuklarının mahremiyetini korurken bir yandan bu faydaların meyvelerini toplamaya devam edebilirler. Çocuk Hakları uzmanları, ebeveynleri, çocuklarının özel hayatlarının mahremiyeti ve online paylaşım yapmanın riskleri hakkında bilgilendirerek toplumun bu önemli konudaki bakış açılarını yönlendirebilirler.

 

Çeviri: Aysim Göral

Görsel Kaynak: Pexels.com

Yorumlar

yorum

0

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir